0 incelemeden
5 Gün 4 Gece
Günlük Tur
26 kişi
Türkçe, Türkçe
Endülüs… Yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda bir hatıra, bir şiir, bir medeniyet düşüdür. Bugünkü İspanya’nın güneyinde uzanan bu topraklar, sekiz asır boyunca İslam’ın ilimle, sanatla, zarafetle kurduğu bir rüyayı yaşattı. Zaman zaman ihtişamla parlayan, zaman zaman hüzünle silinen bu rüya, geride taşın da susarak anlattığı bir hikâye bırakmıştır.
Granada’nın tepelerine kurulu El Hamra Sarayı’nın ince nakışlı duvarlarına baktığınızda, sadece bir sarayın değil, bir düşün mimarisini görürsünüz. “La galibe illallah” — “Allah’tan başka galip yoktur” — diye fısıldar duvarlardaki Arapça yazılar. Bu, hem bir zaferin ilanı hem de sonun farkında olan bilgece bir teslimiyettir.
Córdoba’da, Kurtuba Camii’nin içindeki sütun ormanında kaybolurken, İbn Rüşd’ün aklıyla, İbn Hazm’ın kalbiyle konuştuğunu hissedersiniz. Zeytin ağaçlarının arasında yankılanan ezgiler, Arap çalgılarından çıkan notalarla İspanyol gitarının melodisini birbirine sarar. Çünkü Endülüs, ayrılıkların değil, birleşmelerin toprağıdır.
Sevilla’da, Granada’da yürürken, gölgelerde gizli kalmış kitapların kokusu gelir burnunuza. Hristiyan, Yahudi ve Müslüman âlimlerin aynı masada tartıştığı çağların izleri taş duvarlara sinmiştir. Bu topraklarda bilgelik ayrıcalık değil, ortak mirastı.
Ve sonra… rüzgâr değişti. Saraylar sessizleşti, kütüphaneler yakıldı, diller sustu. Ama Endülüs yok olmadı. O hâlâ bir şiirin içinde yaşamaya devam ediyor. Lorca’nın dizelerinde, Yahya Kemal’in mısralarında, Maalouf’un romanlarında ve gönlünü bu topraklara kaptırmış her gezginin gözlerinde…
Bugün Endülüs’ü adımlayan bir gezgin sadece bir ülkeyi dolaşmaz. Zamanın, inancın, bilgeliğin ve zarafetin bıraktığı ayak izlerinin peşinden gider. Her taş, her kubbe, her bahçe, insanın içindeki kayıp cenneti hatırlatır.
Ve belki de Endülüs’ün en güzel tarafı şudur: O, bize bir arada yaşamanın ne kadar mümkün ve ne kadar güzel olabileceğini yüzyıllar öncesinden fısıldayan bir rüyadır.
Bir gün yeniden hatırlanmayı bekleyen, zarif bir sessizliktir.
Sizleri de köklerini bu coğrafyada bulmuş Mois Gabay’ın özel anlatımıyla Endülüs’te rüya gibi bir keşfe davet ediyoruz.
Sabah kahvaltısının ardından, Sevilla şehir gezisi için otelimizden ayrılıyoruz. Alhambra’dan daha eski olan ve yapımında bu sarayı yapı özellikleri açısından etkileyen Alcazar (Alkazar) Sarayı’nı görüyoruz. Sarayın ardından, Avrupa’nın en büyük üçüncü katedrali olan Sevilla Katedrali’ni görüyoruz. Sömürge döneminin zenginliklerinin izlerini her köşesinde barındıran Sevilla'nın kalbine doğru ilerliyoruz. Sevilla Katedrali, görkemli mimarisi ve dünyanın en büyük Gotik katedrali olma unvanıyla bizi karşılıyor. Aynı zamanda, Kristof Kolomb’un mezarının da bulunduğu bu kutsal yapı, tarihle iç içe bir atmosfer sunuyor. Katedralin hemen yanı başında ise, Endülüs Emevî mirasının zarif bir hatırası olan La Giralda (Hiralda Minaresi) yer alıyor. Zamanında cami minaresi olarak kullanılan bu yapı, günümüzde katedralin çan kulesi olarak işlev görmekte ve Müslüman-Endülüs mimarisinin zarif çizgilerini taşımaktadır. Gezilerimiz sonrası dar sokakları ve çiçeklerle süslü avlularıyla ünlü Santa Cruz Mahallesi’ne geçiyoruz. Eski Yahudi Mahallesi olan bu semt, Sevilla’nın en büyüleyici atmosferlerinden birini sunar.Sizlere önereceğimiz öğle yemeği mekanlarının ardından dileyen misafirlerimize akşam yemeği ve izleyeceğimiz Flamenco gecesi buluşmasına kadar dinlenmek üzere serbest saatler. Flamenko için 19.30’da otelimizden ayrılıyoruz. Gösteri öncesi Flamenco tarihçesi hakkında rehberimizden detaylı bilgi alacağız. Akşam yemeğimizi aldıktan sonra otelimize dönüyoruz. Konaklamamız Sevilla otelimizde.
Kahvaltının ardından Sevilla’dan ayrılıyoruz. Yaklaşık iki saatlik yolculuk sonrası Cordoba’ya varıyor ve şehir gezimize başlıyoruz. Hem İslam hem İspanyol kültürünü günümüze kadar yaşatmış bir şehir olan Cordoba’nın sokaklarını gezeceğiz. Musevi Mahallesi, Endülüs Evi (müzesi) ve tipik Endülüs sokakları, dünyanın en büyük camilerinden biri olan ve İspanyolca Mescit kelimesinden türeyen Mezquita adı ile bilinen Kurtuba Camii’yi ziyaret edeceğiz. Öğle yemeğimiz yerel bir restoran olan Almudeina’da. Yemeğin ardından geleneksel Arap kahvesinde kahvelerimizi yudumluyor ve bir başka büyüleyici şehir olan Granada’yahareket ediyoruz. Yaklaşık iki saat sürecek yolculuğumuzun ardından, Granada’ya varışımızda dinlenmek üzere otele transferimiz yapılıyor. Konaklamamız Granada otelimizde.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından, Granada şehir gezimize başlıyoruz. İlk olarak şehre hâkim bir tepede savunma kalesi ve saray olarak yapılmış Alhambra Sarayı'nı ziyaret edeceğiz. 5. Carlos Sarayı ile başlayacak olan turumuzda, şehrin uzun süren Arap geçmişinden kalan, duvarlarında kullanılan kırmızı renk ve damlarındaki kırmızı kiremitlerden dolayı kırmızı anlamına gelen Alhambra'da, birbirleriyle bağlantılı sayısız odaları, salonları,avluları, fıskiyeli havuzları, çeşmeleri göreceğiz. Aslanlar Avlusu’nun ilginç hikâyesini,Alhambra’da geçmişte yaşanan entrikaları, tarihsel sürecini, siyasi gelişmeleri rehberimizden dinleyerek keyifli vakit geçireceğiz.Alhambra ziyareti sonrasında dileyen misafirlerimizle Üzgünler yolu,Correro del Carbon,Alcaceira,Fernando-İsabel mezarı’nı da görüp serbest zamana geçeceğiz.Akşam yemeği için belirlenen saatte buluşarak otelimizden ayrılıyoruz. Alhambra Sarayı manzaralı Las Tomasas Restaurant’ta akşam yemeğimizi alıyoruz. Konaklamamız Granada otelimizdedir.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından tarihi M.Ö. 6. yüzyıla kadar dayanan Ronda’ya doğru ilerliyoruz. Orta Çağ’dan günümüze kadar sağlam kalan tarihi meydanları, Mağribi mimarisi örneklerinden beyaz boyalı evlerin ve trafiğe kapalı dar sokakların bulunduğu Ronda’nın eski şehri denilen La Ciudad’ı geziyoruz. İspanya’da boğa güreşlerinin ilk yapıldığı arenayı görüyoruz. Buradan kayaların altına inşa edilmiş ilginç mimarisi ve keyif dolu kafeleriyle “Beyaz Köyler” içinde yer alan Setenil de las Bodegas’a uğrayıp bir atıştırma molası vereceğiz. Sevilla Havalimanı'na transferimiz ve tur sonu.
14.10.2026 Türk Hava Yolları TK 1297 ISTANBUL IST – SEVILLA SVQ 07.05-10.50 varış
18.10.2026 Türk Hava Yolları TK 1300 SEVILLA SVQ – İSTANBUL IST 18.35- 23.50 varış
İki kişilik odada kişi başı 1.675 EUROS
Tek kişilik oda fiyatı 2.225 EUROS
Yorum bırakın