0 incelemeden
3 Gün 2 Gece
Günlük Tur
Sınırsız
Türkçe, Türkçe
Bazı yolculuklar sadece kilometrelerle ölçülmez.
Bazıları insanın belleğinde, tarihin en büyük destanlarının arasında başlar.
Bu yolculukta Gelibolu’nun sessiz kahramanlarından Troia’nın binlerce yıllık surlarına, Aristoteles’in yürüdüğü Assos sokaklarından,Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarına uzanan unutulmaz bir rota bizi bekliyor.
Homeros’un destanları, Odysseus’un uzun dönüş hikâyesi ve Anadolu’nun en güçlü kültürel mirası eşliğinde üç gün boyunca tarihin katmanlarında dolaşalım.
Sabah İstanbul’dan hareket ediyor, Trakya’nın bereketli topraklarını geride bırakarak Gelibolu Yarımadası’na ulaşıyoruz. İlk durağımız, yalnızca bir savaş alanı değil; insanlık tarihinin en büyük fedakârlık hikâyelerinden biri olan Çanakkale. Seyit Onbaşı’nın taşıdığı merminin ardındaki iradeyi, Şehitler Abidesi’nin görkemini, 57. Alay’ın hiç bitmeyen sessizliğini ve Conk Bayırı’nın ufkunu birlikte keşfediyoruz. Boğazı feribotla geçerken iki kıta arasında değil, iki büyük hikâye arasında yol alıyoruz. Akşam Çanakkale’de konaklıyor, ertesi gün bizi bekleyen Troia destanı için dinleniyoruz.
Bugün rotamız dünyanın en büyük destanlarından birinin doğduğu topraklar… İlk olarak Troia Müzesi’ni ziyaret ederek binlerce yıllık uygarlığın izlerini yakından tanıyor, ardından UNESCO Dünya Mirası listesindeki Troia Antik Kenti’nde yürüyüşe çıkıyoruz. Homeros’un dizelerinde anlatılan savaşların geçtiği coğrafyada dolaşırken Akhilleus, Hektor, Priamos ve Odysseus’un öyküleri adeta yeniden canlanıyor. Öğle saatlerinde rotamızı Ege’nin en büyüleyici antik liman kentlerinden Assos’a çeviriyoruz. Athena Tapınağı’nın bulunduğu akropolde, Midilli Adası’na karşı uzanan eşsiz manzarayı seyrediyor; Aristoteles’in bir dönem ders verdiği sokaklarda dolaşıyoruz. Günün sonunda Çanakkale’ye dönüyor ve Ege’nin gün batımıyla günü tamamlıyoruz.
Son günümüzde Çanakkale’nin yaşayan şehir dokusunu keşfediyoruz. Kordon boyunca yürürken boğazın ritmini hissediyor, Saat Kulesi çevresinde kısa molalar veriyor ve sahilde sergilenen ünlü Troia Atı’nın önünde bu destansı yolculuğun anısını ölümsüzleştiriyoruz. Ardımızda yalnızca ziyaret ettiğimiz şehirleri değil; Homeros’un dizelerini, Troia’nın efsanelerini, Gelibolu’nun hatıralarını ve Ege’nin rüzgârını bırakarak İstanbul’a doğru dönüş yoluna çıkıyoruz.
Yorum bırakın