0 incelemeden
6 SAAT
Günlük Tur
Sınırsız
Türkçe
TARİH: 6 Eylül 2026
SAAT: 10.00
BULUŞMA NOKTASI: Bulgur Palas
KONTENJAN: 35
10.00 – 16.00
İstanbul’un eski mahallelerinden Samatya ve Kumkapı, yüzyıllar boyunca farklı inançların ve kültürlerin yan yana yaşadığı semtlerdi. Rum balıkçıları, Ermeni fırıncıları, Yahudi zanaatkârları ve Müslüman komşuların oluşturduğu bu mozaik, sokak aralarındaki dost selamlarında, kilise çanlarıyla ezan sesinin birbirine karıştığı sabahlarda anlam bulurdu.
Fakat Eylül 1955’in o kara günlerinde, bu kadim dostlukların üzerine kara bir gölge düştü. Atatürk’ün Selanik’teki evine yönelik düzenlendiği iddia edilen bir bomba olayı bahane edilerek, İstanbul’da azınlıklara yönelik büyük bir linç ve yağma hareketi başlatıldı. Samatya ve Kumkapı da bu öfkenin hedeflerinden oldu.
Küçük dükkanlar, balıkçı tezgahları, şarap mahzenleri, fırınlar… Camlar paramparça edildi, kapılar kırıldı. Kumkapı’nın Rum meyhaneleri ve Samatya’nın eski taş evleri, o gece saldırgan kalabalıkların öfkesine maruz kaldı. Kiliselerin kapıları zorlandı, ikonalar parçalandı. Evlerin pencerelerinden içeri taşlar yağdı; çocuklar korkuyla annelerinin eteklerine sarıldı.
O gece sadece vitrinler değil, komşuluklar da kırıldı. Yüzyılların güveni bir gecede tuzla buz oldu. Samatya’nın sahiline vuran balık kokusuna, yakılan eşyanın is kokusu karıştı. Kumkapı’nın Arnavut kaldırımlarında sabaha dek yankılanan çığlıklar, bu kentin hafızasında silinmeyecek izler bıraktı.
Olayların ardından birçok aile göç etmeye başladı. Bir zamanlar sokaklarını Rumca, Ermenice ve Ladino’nun şenlendirdiği bu semtler, sessizliğe büründü. Gidenlerin ardından, boş kalan evler, kapanan dükkanlar ve bir daha hiç açılmayan kilise kapıları kaldı.
Bugün Samatya ve Kumkapı’da yürürken, geçmişin bu acı izleri çıplak gözle belki görülmez. Ama eski taş duvarların, terk edilmiş avluların ve sessiz kiliselerin ardında hâlâ anlatılmamış hikâyeler, bastırılmış hüzünler gizlidir. Bu şehir, geçmişiyle yüzleşmeden tam anlamıyla iyileşemeyecek kadar derin yaralar taşır.
Saat 10.00’da Bulgur Palas’ta buluşmamızın ve kısa ziyaretimizin ardından programımıza başlıyoruz. Ardından 6-7 Eylül’de tümüyle yakılmış Panayia Altımermer Kilisesi’ni ziyaret ediyor, oradan Marmara Caddesi üzerindeki Ermeni mirasını inceliyoruz. Surp Kevork Ermeni Kilisesi, 6-7 Eylül’de ciddi zarar almış Aya Nikola Kilisesi, Balıkçılar Çarşısı ve 6-7 Eylül’den kurtulmuş Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi rotamız üzerinde yer alıyor.
Buradan tren ile Kumkapı’ya geçiyor; Meryemana Kilisesi, Ermeni Patrikhanesi, eski Rum ve Ermeni evleri, sokak dokusunun değişimi ve Panayia Elpida Rum Ortodoks Kilisesi ile yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Programımız mahalle kahvesinde sona eriyor.
* Bazı mekânlar dışarıdan görülecektir.
Saat 10.00’da Bulgur Palas’ta buluşmamızın ve kısa ziyaretimizin ardından programımıza başlıyoruz. Ardından 6-7 Eylül’de tümüyle yakılmış Panayia Altımermer Kilisesi’ni ziyaret ediyor, oradan Marmara Caddesi üzerindeki Ermeni mirasını inceliyoruz. Surp Kevork Ermeni Kilisesi, 6-7 Eylül’de ciddi zarar almış Aya Nikola Kilisesi, Balıkçılar Çarşısı ve 6-7 Eylül’den kurtulmuş Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi rotamız üzerinde yer alıyor.
Buradan tren ile Kumkapı’ya geçiyor; Meryemana Kilisesi, Ermeni Patrikhanesi, eski Rum ve Ermeni evleri, sokak dokusunun değişimi ve Panayia Elpida Rum Ortodoks Kilisesi ile yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Programımız mahalle kahvesinde sona eriyor.
* Bazı mekânlar dışarıdan görülecektir.
Yorum bırakın